Periodontoloji

Diş Eti Hastalıkları

Sağlıklı Diş Eti

Toplumumuzun çoğunluğunda görülen dişeti çekilmesi, dişeti kanaması gibi şikayetlerle kendini belli eden dişeti hastalıkları (periodontal hastalıklar) tedavi edilmediğinde diş kaybına neden olabilmektedir.

Sağlıklı diş eti; portakal kabuğu gibi hafif pürüzlü, diş ile olan sınırı düzgün bir hat halinde ve pembe renkli bir görünümdedir. Sağlıklı diş eti fırçalarken veya yemek yerken kanamaz.

İltihaplı diş eti; ödemden dolayı parlak yüzeyli ve şiş, diş ile olan sınırı düzensiz olan ve kırmızı renkli bir görünümdedir. Üstüne basınca veya sürekli olarak bir ağrı olabilir. Fırçalama sırasında veya yemek yerken kanama olur ve iltihap boşalır.

İltihaplı Diş Eti

Kötü Ağız Kokusu

Kötü ağız kokusu, çoğu zaman mahcubiyete, sosyo-psikolojik problemlere sebep olur; hatta evlilikleri bile olumsuz etkileyebilir.

Sebepleri :

  • Ağız boşluğunda yaşayan bakterilerin artıkları olan sülfürlü bileşikler kötü kokuya yol açar. Ölü veya ölmek üzere olan bakteriler sülfür bileşikleri açığa çıkarır.
  • Bakteri tabakaları ve yiyecek artıkları dilin arka tarafında birikir. Dilin yüzeyi oldukça pürüzlü bir yapıdadır ve bakterilerin yaşamasına elverişli bir özelliğe sahiptir. Büyük miktarda sülfür bileşikleri de bu alanlarda birikir.
  • Eğer diş yüzeyi temizlenmezse kısa sürede bakterilerin yaşamasına elverişli bir hal alır.
  • İleri derecede dişeti rahatsızlığına sahip olanlarda kişinin kendi başına temizleyebilmesi pek mümkün olmayan, ulaşılamayan alanlar vardır. derin dişeti cepleri gibi böyle alanlar da kötü kokuya sebep olur.
  • Şanslıyız ki ağız boşluğundan kaynaklanan kötü kokuların tedavisi kısa sürede sonuç vermektedir ve problem halledilebilmektedir.
Ağız Kokusu

Tedavi Yöntemleri

  • Diş problemleriyle diğer patolojik nedenlerin tedavisini yapın. Tam bir ağız muayenesi yaptırın. Koku testleri uygulanabilir ki bu testlerle uçucu sülfür gazları ve halitosis hastalığının boyutları tespit edilir.
  • İleri dişeti hastalıkları ve/veya diş çürükleri tedavi edilmelidir.
  • Ağız kokusunu önlemek için, ağız enfeksiyonları yok edilmeli gömük, sorunlu dişler çekilmelidir.
  • İyi bir ağız hijyenine özen gösterilmeli. Dişlerin tüm yüzleri ve dil sırtı temiz tutulmalıdır. ağız enfeksiyonları tedavi edildikten sonra gargaralar ve diş macunları da yardımcı olabilir.
  • Ağız kuruluğuna engel olmak için gün boyu su için.
  • Tükürük salgısını hareketlendirin: bakteri oluşumunu önlemek için ağzın oksijenlenmesine yardımcı olur. Şekersiz sakız çiğnemek bunun en kolay yoludur. Bu arada mentollü pastillere dikkat! Kokuyu giderir gibi görünse de kuruluğa neden olur.
  • Su içeriği bol olan sebze (domates, kereviz, pırasa) ve meyveler (elma muhteşem bir ilaçtır) tüketin. Yiyeceklerinizin üzerine maydanoz doğrayın.
  • Eczanelerde satılan maydanoz yağı bazlı kapsüller alın.
  • Sarımsak, soğan ve baharattan kaçının (ya da, sarımsak ve soğanı pişirerek yemeyi tercih edin). Çoğunlukla kötü sindirildiklerinden süt ürünleri de bu probleme neden olabilir.
  • Dilinizin üzerinde biriken bakterileri temizlemek için bir dil raspası kullanın veya fırçalama sırasında dilinizi temizleyin.
  • Kahve taneleri çiğneyin, portakal veya limon kabuğu emin.
  • Alkol ve sigarayı bırakın.

Kötü ağız kokusundan şikayet edenler bu konunun üzerine gitmelidir. çünkü basit bir müdahale ile bu probleminizden tamamen kurtulmanız mümkün olabilir. Eğer ağız ve dişlerinize yapılan müdahaleden sonra hala ağız kokusundan şikayetçi iseniz diğer sebepleri de araştırmak gerekecektir.

Ağız Kokusunun Diğer Sebepleri :

  • Özellikle sinüs ve akciğer kaynaklı enfeksiyonlar
  • Şeker hastalığı (Diyabet) (aseton kokusu)
  • Böbrek yetmezliği (balık kokusu gibi)
  • Karaciğer yetmezliği
  • Metabolizma bozuklukları (teşhisi zor olabilir, zaman zaman ortaya çıkan kötü bir balık kokusu)
  • Açlık, diyet, ağız kuruması, oruçlu olmak (Sıvı gıda eksikliklerinde vücuttaki yağ ve protein çözünmeye başlar, bu metabolizmanın yan ürünleri kötü ağız kokusu olarak

Düzenli diş fırçalansa bile dişhekiminizin söyleyeceği periyotlarda; dişler üzerindeki plak ve tartarları uzaklaştırmak için diş taşı temizliği yapılmalıdır.Tükürüğünüzün yapısındaki mineraller, yediğiniz yiyecekler sürekli bir tartar oluşumuna neden olurlar.

Diş Eti Sorunları

Diş eti iltihabının nedenleri ?

  • Ağız bakımının yetersiz olması (yetersiz sayıda, yetersiz sürede veya yanlış hareketlerle diş fırçalamak) (en sık görülen nedendir)
  • Vitamin eksikliği
  • Bedensel rahatsızlıklar (nadiren görülür)
Diş Eti İltihabı

Diş eti çekilmesinin nedenleri ?

  • Diş eti iltihabı (ileri derecede)
  • Diş taşları
  • Hatalı diş fırçalama (aşırı kuvvetle bastırarak)
  • Hatalı yapılmış kron veya dolgular

Diş eti iltihabının genel belirtileri ?

  • Diş etinde kanama (kendiliğinden veya fırçalarken) , iltihap sızıntısı
  • Diş etinde kırmızılık
  • Diş etinde şişlik
  • Diş ve diş etinde hafif ağrı veya rahatsızlık
  • Diş eti çekilmesi
  • Dişlerde sallanma
  • Ağız kokusu

Diş eti iltihabını hızlandıran faktörler ?

  • Stress
  • Hormonal dengesizlikler veya bozukluklar (Hamilelik, Adet dönemi, Menapoz vs...)
  • Bazı Sistemik hastalıklar (Diabet vs.)
  • Bazı ilaçlar
  • Vitamin azlığı (A, B, C vitaminlerinden bazıları)
  • Tütün, sigara (İltihaba neden olan Bakterilerin
  • artmasına neden oluyor)
Hamilelik Gingivitisi

Bütün bu faktörler vücut direncini zayıflattıklarından, bulunmakta olan iltihabi durumun hızlanmasına ve doku yıkımın artmasına neden olabilirler. Diş etlerinde bir sorun yoksa bu faktörlerin genellikle hiç bir etkisi olmamaktadır.

Dişler ve dişetleri arasındaki sıkı bağlantı gitmiş, gevşek bir yapı yerini almıştır. Dişlerinizi ne kadar fırçalarsanız fırçalayın ağızda sürekli bir koku vardır. Hatta daha ilerleyen vakalarda iltihap çene kemiğine kadar ilerleyerek kemikte yıkıma neden olur. Dişlerde hiç çürük olmasa bile, dişeti ve kemik desteğini kaybettiği için sallanma, yer değiştirme olabilir. Önceden düzenli dişleriniz varken periodontal hastalık nedeniyle dişleriniz arasında boşluklar oluşabilir. Bazen dişeti iltihabı, hiçbir belirti vermeden de ilerleyebilir. Düzenli diş hekimi ziyaretlerinizde hekiminiz bunun için gerekli önlemleri zamanında alabilir.

Periodontal hastalıkların en önemli nedeni günlük diş ve ağız bakımının ihmal edilmesidir. Öğünler sonrasında dişler üzerinde ince, yapışkan bir tabaka oluşur. Eğer bu tabaka etkin bir şekilde temizlenmezse dişetleri hafif ödemli, kanamalı bir hal alır. Buna dişeti iltihabı (gingivitis) denir. Dişeti iltihabı zamanında tedavi edilmezse daha da ilerleyerek diştaşları oluşur ve dişetine doğru yayılır. Bununla birlikte zamanla dişetinde ve alveol kemiğinde yıkımlar başlar. Daha da ilerleyen vakalarda destek dokuların kaybı neticesinde dişler de kaybedilir.

Periodontal hastalıkların önlenebilmesi için düzenli olarak diş fırçalama ve diş ipi kullanımı gerekmektedir. Önemli olan diş araları da dahil olmak üzere bütün diş yüzeylerinden bakteri plağı tabakasını uzaklaştırmaktır. Bunun yanında kontroller ve ulaşılamayan bölgelerin temizliği için diş hekiminizi ziyaret etmeniz çok önemlidir. Erken dönemde uygulanacak diştaşı temizliği, periodontal hastalıkların ilerlemesini engellemek için yapılacak basit bir müdahaledir. Daha ileri durumlarda kök yüzeyi düzleştirme, gingivektomi, gingivoplasti gibi bir takım yöntemler uygulanır.

Gingivektomi

Gingivektomi (GV) bir kısım dişetinin kesilerek çıkarılmasıdır; genellikle cebin yumuşak doku duvarının çıkarılması şeklinde uygulanır.

Endikasyonlar :

  • Dişeti büyümeleri,
  • Sığ kemik üstü cepler,
  • Kuron boyu uzatmalar,
  • Nekrotizan ülseratif gingivitisler.

Dişeti büyümeleri sıklıkla iltihapsal dişeti büyümeleri, ilaca bağlı dişeti büyümeleri ve herediter gingival fibromatozis şeklinde karşımıza çıkar. İlaca bağlı dişeti büyümelerinde ve herediter gingival fibromatozis de nüks olasılığının yüksek olduğu unutulmamalıdır. GV işlemlerini derin kemik üstü ceplerde uygulamamak gerekir. Zira, fazla miktarda keratinize dişeti kaybına yol açar. Ayrıca, fazla miktarda kök yüzeyinin açığa çıkmasına neden olur. Bu da önemli estetik ve fonetik sorunların ortaya çıkması demektir.

Gingivektomi

Kontraendikasyonlar :

  • Kemik içi defektlerin bulunduğu durumlar,
  • Kemik cerrahisi gereken olgular,
  • Yetersiz yapışık dişeti zonu olan bölgeler,
  • Mukogingival birleşime veya apikaline uzanan cepler,
  • Klinik kuron boyundaki artışın estetik sorunlar oluşturacağı durumlar.

Avantajlar :

  • Uygulama kolaydır,
  • Ceplerin tam olarak eliminasyonu mümkündür,
  • Dişetine istenilen fizyolojik şekil verilebilir.

Operasyon, teknik olarak subgingival küretaj veya flap operasyonları ile karşılaştırıldığında oldukça kolaydır ve daha az zaman alır. Cebin yumuşak doku duvarı ortamdan uzaklaştırıldığı için kesin cep eliminasyonu sağlanır.

Dezavantajlar :

  • Geniş bir yara yüzeyi bırakır, postoperatif ağrıya neden olur.
  • Postoperatif iyileşme, sekonder iyileşme şeklindedir.
  • Alveol kemiğini açığa çıkarma riski vardır.
  • Keratinize dişeti dikey boyutu azalır.
  • Sığ kemik üstü periodontal ceplerde uygulandığında kökler açığa çıkar.

Alveol kemiğinin açığa çıkarılması teknik hata sonucu meydana gelir. Köklerin açığa çıkması GV işlemlerinin kemik üstü ceplerde uygulanmasının kaçınılmaz bir sonucudur. Bu da, estetik ve fonetik sorunların yanı sıra aşırı dentin duyarlılığı ve kole çürüğü riskine neden olur. Geniş yara yüzeyi, sekonder iyileşme ve alveol kemiğini açığa çıkarma riski gibi dezavantajlar “tersine eğimli gingivektomi” tekniği ile ortadan kaldırılabilir. GV işlemleri günümüzde genellikle dişeti büyümelerinde (yalancı ceplerde) ve kuron boyu uzatmalarda uygulandığı için kullanım alanı çok dardır. Sığ kemik üstü ceplerin tedavisinde genellikle modifiye Widman flap operasyonu tercih edilmektedir. Zira GV operasyonlarında görülen köklerin açığa çıkması ve bunun meydana getirdiği estetik, dentin duyarlılığı gibi olumsuzlukların çoğunu bu şekilde elimine etmek mümkündür.